buraya kadar

adv. so far, thus far
--------
buraya kadar (tren)
interj. all change
* * *
thus far

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • Ebru Yaşar — Infobox musical artist Name = Ebru Yaşar Background = solo singer Birth name = Ebru Yaşar Born = birth date and age|1977|08|08 Ankara, Turkey Genre = Pop folk Arabesque music Occupation = Singer TV Show Host Years active = 1995 ndash;present… …   Wikipedia

  • yorumcu — is. Yorum yapan kimse Buraya kadar naklettiklerin, hiçbir yorumcuya ihtiyaç göstermeksizin, kendi kendilerini açıklayabilecek bir nitelik taşımaktadır. Y. K. Karaosmanoğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • taban tepmek (veya patlatmak) — uzun yol yürümek Her akşam gazete başına kırk para kazanmak için şehrin dört bir köşesinden buraya kadar taban tepmek... R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Nureddin Pasha — This article is about an Ottoman army officer. For an Ottoman grand vizier, see Abdurrahman Nureddin Pasha. Nureddin İbrahim (Konyar) 1309 (1893) P. 31 Miralay Nureddin Bey …   Wikipedia

  • Counter-Guerrilla — Seal of the Office of Defense Cooperation, Turkey. The 13 stars represent the original 13 US states, and indicate a United States Department of Defense organization (see seal).[1] Counter Guerrilla (Turkish: kontrgerilla) is the Turkish branch of …   Wikipedia

  • Turkish vocabulary — This article is a companion to Turkish grammar and contains some information that might be considered grammatical. The purpose of this article is mainly to show the use of some of the yapım ekleri structural suffixes of the Turkish language, as… …   Wikipedia

  • gelmek — den, e, nsz, ir 1) Bir yere gitmek, ulaşmak, varmak Gurbetten gelmişim yorgunum, hancı. B. S. Erdoğan 2) Geriye dönmek ... adamı Ödemiş ten aldım geldim, her masrafını çektim. N. Cumalı 3) Oturmaya, ziyarete gitmek Dün akşam amcamlar bize geldi.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • düşmek — e, er 1) Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek Havada uçan kuş vurulmuş gibi birdenbire sokağa düşüyor. R. N. Güntekin 2) den Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • eski göz ağrısı — is. Eski sevgili, ilk göz ağrısı Niye buraya bu kadar kılıksız, üstelik de bir karış sakallı geldim. Bak eski göz ağrılarına rastlayacakmışız. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • fidancık — is., ğı Küçük fidan Buraya dikilen fidancıkların gölgeleri, sığınabilecek kadar geniş değildi. M. Ş. Esendal …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kılıksız — sf. Giyimi düzgün olmayan, sünepe, süfli Niye bugün buraya bu kadar kılıksız, üstelik de bir karış sakalla geldim? H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.